Embed

Sonbahar olmak

Sonbahar olmak



Sonbahar  tüm gizlerini açığa çıkarmak, açık seçik olmaktır ve hayata çıplak bakmaktır bir nebze.. Kuruyup dökülen yapraklar gibi, dışındaki karmaşanın kuruyup dökülmesi daha bir azaltır, sadece gördüklerinden ibaret olduğun gerçeğini ve soyunursun düşlerinin kalabalığına..  

Bu yüzden ağaçları çok severim, çünkü hayatın en güzel yanlarını onlar anlatır bana.. Kulağıma sessizce fısıldarlar önce, “ Hazır ol, gerçek kendini tanımaya..” Önce anlamazlıktan gelir, sonra onu taklit etmeye başlarım.. Bakarım ki üzerindekileri tek tek çıkarıyor.. Ben de dökerim kendi yapraklarımı.. Hırs kurur gövdemde, dökülüverir.. Ardından kibir, nefret ve kızgınlıklar.. Çırılçıplak kalırım onun gibi, sadece beden.. Sonra bir bakarım ki, bana aslında bu beden olmadığını, gerçek gücün köklerinden geldiğini hatırlatır.. Kökleri belki bedeninden onlarca kat daha büyük.. Düşünürüm öylece.. Hayallerim, umutlarım ve köklerimde gizlediğim tüm güzellikler açığa çıkarak, başımı döndürür sessiz ama derinden.. Sonbahar, gerçek benliğinizin hafifçe başınızı okşaması gibidir.. İçsel uykuya dalmanın en huzurlu şekli.. Kendi göğsümüze yasladığımızda düşüncelerimizi, dost fısıltısı haykırışa ve kahkahalara bürünür.. Sohbet bir başka sohbeti, kahkaha bir başka kahkahayı fişeklemişken meyhanenin tam da orta yerinde, açıverirsin gözlerini; omuzlarına çarpan kalabalığın arasından sıyrılan bedenin, en şık elbiselerini giyinmiş öylece yürüyüp geçmektedir koca bir çınar ağacının yanından.. Rüya bu ya, bedenimiz kalabalıklaşmışken yolun ortasında, her bir adımda düşüncelerimiz yalnızlaşıverir.. Hepimiz fark etmişizdir, bir gün bir yerlerde kocaman bir uğultunun içinde tek başımıza öylece oturduğumuzu.. Etrafımız çepeçevre sarmalanmışken farklı kişiliklerle, biz de farkında olmadan bir gölge oyunu başlatır, kendimizce aslında var olmayan gölge kişilikler türetiriz her saniye.. Herkese farklı şerbet verir, her bir davranışa farklı bir bakış açısı doğururuz.. Gerçekte ise çoklu kişiliğin, tek bedendeki maskeli balosunu sahnelemiş oluruz.. Bir bakıma yalnız başımızayken daha bir kalabalığız kendi ruhumuzla; sonsuz seçeneklerle, sonsuz hayaller dans eder derinliklerimizde.. Hani her bir yaprağını döktüğünde ağaç daha çoktur ya, aslında bedenini görmemizi engelleyen kıyafetinden sıyrılmış, daha bir kendisi olmuştur.. Gövdesiyle, karşımızda öylece kendisi olarak durur.. Yapraktan elbisesi, pulları dökülmüş olarak.. Bazen bütünselleşmek önemlidir, bazense tamamen çıplak olmak.. Hiç çabalamadan tutunmak bir kenarından hayata.. Tırnaklamadan, yumuşak temaslarla, çırılçıplak bakmak..
Hırslarını, arzularını dökerek çıplak kalmak.. Mevsimlerden sonbahar olmak..  
yazı alıntı..

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !